tarih olarak üç ayı biraz geçtin ama seninle ilgilenmekten anca fırsat bulup yazabildim.
doğduğun zaman herkes sırayla bir ay geçsin değişir, kırkı çıksın değişir, üç ay olsun değişir gibi cümleler kurup durdular. Ama sen çok azimli çıkarak değişmedin bebeğim :)
Doğduğun günden beri her huzursuz olduğunda baban ya da ben mutlaka elini tutuyoruz. Sanırım bu senin de hoşuna gidiyor, sıkı sıkı tutuyorsun sen de :) iyice derin uykuya dalınca bir gülücük atıp bırakıyorsun elimizi :)
Bu el tutma olayına kimin ihtiyacı var diye günlerce düşündüm. seninle olabilmek için çok uğraştık, ailemize katılmanı çok bekledik. Orada olduğunu ve iyi olduğunu bilmek benim ve baban için en büyük huzur :)
On iki haftalık olduğundan beri beşiğine sığmıyorsun. Yanımızda, koynumda yatıyorsun. Senin kokunu alarak uyumak, elini tutmak, her gözümü açtığımda seni görmek paha biçilemez oğlumcum :)
Geceleri uykudan uyanınca beni ya da babanı görünce bir gülücük atıyorsun. Sütünü içtikten sonra da eğer uykuya dalmadıysan (ki baban da uyandıysa seni çok özlediği için sürekli konuşup uykunun dağılmasını sağlıyor) gülücükler eşliğinde bize bakarak uykuya dalıyorsun :) Bizi bu kadar iyi tanıyıp gülücükler atmana bayılıyorum :)
Sanırım dişlerin erken çıkacak çok fena salyan akıyor tatlım... bir de yavaş yavaş oturtmaya başladık seni. İlk önce pek hoşlanmadın ama gün geçtikçe sen de alışıyorsun :)
7.100 gr ve 63 cm sin. Teyzen ve İpek dombili Çınar diye şarkı söylüyorlar sana :) ipek senin ayaklarını coşkuyla poğça diyerek öpüp duruyor :) seni sevmeye bayılıyor, başka biri sevince de 'teyze ipek sevecek ama çı'yı' diye bana şikayet ediyor :) o da benim bitanecik Böcüğüm :)
ikinizi de çok seviyorum...
0 yorum:
Yorum Gönder